ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: TIP





Sor Soruştur üçüncü bölümünden herkese merhaba,

Bugün, hatrı sayılır sayıda aday öğrenci tarafından okunmak istenen hatta yer yer aileler ve toplum tarafından başarılı insan olma ölçütlerini karşılamış bir bölümden bahsedeceğiz. Tıp eğitimi hakkında konuşacağız, fakat lisans kısmından bahsetmeden önce tıp bölümü hakkında birkaç şey söylemek istiyoruz. Tıp, insanlık tarihi kadar eski olmakla birlikte günümüzde de insanlık tarihini devam ettirmek adına şüphesiz ki en önemli alanlardandır. Beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçlarımızın yanı sıra ‘’iyi olma’’, ‘’iyileşmek’’ de temel mecburiyetlerimizdendir. Tıbba tarih olarak baktığımızda da direkt olarak hekimlik adı altında olmasa bile, insanların kendilerini iyi hissetme mecburiyeti olduğu günden itibaren varlığını ‘’iyileştirmek’’ olarak gösterdiğini söyleyebiliriz.  Bu ‘’iyi olma’’ durumunu içgüdüsel tıp olarak adlandırdıktan sonra durumu ampirik tıbbın takip ettiğini görüyoruz. Zamanla ampirik tıptaki bilimsellik ve neden- sonuç ilişkisinin yetersiz kalmasıyla ve felsefenin baş göstermesiyle bilimsel tıbbın temelleri atıldı. Şimdi bu kısa bilgilendirmemizden sonra Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi ikinci sınıf öğrencisi Aybüke’den aldığımız cevaplara bakalım.

Tıp okumak isteyen öğrencilere ders çalışma düzeni ve ders haricinde vereceğin tavsiyeler nelerdir?
Biraz klasik bir başlangıç olacak fakat düzenli ders çalışma sistemini oturtmuş olmanız gerekiyor, bunun sadece sınav süreci için değil lisans eğitimi sırasında da gerekli olacağını söyleyebilirim çünkü tıp genel bağlamda zor bir bölüm. Ders çalışmayı biliyor ve bunu yaşamınızın bir parçası haline getirebiliyor olmanız gerekiyor. Tabi ki herkesin ders çalışma sistemi farklı olduğundan dolayı kendinize uygun ders çalışma şeklini bulmanız çok önemli, kendi adıma konuşacak olursam ders çalışma konusunda sistemle ilerleyen biri değilim bunun yerine kendime hedefler koyarak ilerlemeyi tercih ediyorum, çalışacağım konuyu bitirmek için zaman hedeflemek ya da ''aldığım bir kitabı belirlediğim periyotta bitireceğim'' tarzındaki hedeflerden bahsediyorum. Sınav döneminden bahsedecek olursam bir sene gerçekten uzun bir süreç ve bu süreçte sıkılmanız mümkün bu dönemlerde moral olarak bir düşüş yaşamamaya çalışın bununla beraber bu süreçte yorulduğunuzu ve verimli çalışamadığınızı anladığınız anlarda kendinize küçük molalar verebilmelisiniz. Ve mola verdiğiniz dönemde ders çalışmıyorum tarzındaki düşüncelerden uzaklaşarak yapmak istediğiniz bir şeyi yapın. Sonuçta kimse bir hafta mola verdiği için ya da bir gün arkadaşlarıyla geçirdiği için elenmiyor. Yani mola döneminde kendinize uygun stres atma şeklinizi belirlemeniz de en az ders çalışma stilinizi belirlemeniz kadar önemli.

Trakya Tıp Fakültesinin artıları ve eksileri nelerdir?
Trakya Tıp yoğun ders programına sahip bir fakülte bu sebeple öğrencilik hayatını yer yer zorlaştırıyor, ayda bir sınav olduğundan dolayı düzenli çalışmayı gerektiriyor. Tabi ki bu durum tüm tıp fakültelerinde geçerli ama kanaatimce Trakya Tıp biraz daha zor. Yani sınıfta kalmanın sınıf geçmekten çok daha kolay olduğunu bir fakülte. Alttan ders verme gibi bir sistemimiz olmadığı için sene sonu finalden kalmak sınıfta kalmaya tekabül ediyor. Bu zorluğun getirisi olarak ise lisans eğitimi sürecinde ediğimiz sistematiklik bizlere mezun olunca iyi pratisyen hekim olmak olarak geri dönüyor. Ayrıca geniş bir eğitimci kadrosu var, geçirdiğimiz süreçlerde profesör kaybımız olmadı. Verim almak istediğiniz sürece hocalarımızdan yararlanabilirsiniz ve bu da fakültemizin artılarından.

Mezuniyet sonrası ne gibi planlar yapılabilir?
Açıkçası benim tıp okumayı tercih etmemin sebeplerinden biri, mezuniyet sonrasında farklı alanlarda çalışmayı mümkün kılması ve meslek seçme konusunda biraz daha garanti olması. Pratisyen hekimlik, uzman hekimlik, akademisyenlik gibi seçeneklerden kendinize uygun olanı seçebilirsiniz.

Tıp eğitimini ne şekilde görüyorsun, neler öğreniyorsun?
İlk üç yıl temel bilimleri öğreniyoruz daha sonraki üç yıl ise klinik eğitim alarak devam ediyoruz. Yani ilk üç yıl vücudumuzun işleyişi anlayıp sonraki üç yılda da bunu pratiğe döküyoruz. Tabi ki bu ilk üç yılda da ders programını takiple hastane ziyaretlerimiz oluyor ve hastaneyi tanıyoruz. Altıncı senemizi yani son senemizi de hastanede geçiriyoruz. 

Sence bu bölümü okumak için sahip olmamız gereken karakteristik özellikler var mı?
Bölümü okumak için değil fakat mezun olduktan sonra yaptığınız işi sevebilmeniz adına ilk olarak insanlarla iletişiminizin gelişmiş olması gerekiyor. Sürekli gelişen bu bölüme ayak uydurabilmeniz için disiplinin hayatınızın bir parçası haline gelmiş olması gerekiyor. Söz konusu tıp olunca tabi ki biraz soğukkanlı olmak gerekiyor.

Son olarak Edirne’de öğrencilik hayatı üzerine birkaç şey söyler misin?
Edirne’ de öğrencilik biraz muzdarip olduğum bir konu aslında, ama artılarından başlayacak olursam Edirne halkı gerçekten öğrenciyi seven bir halk bu konuda hiç sıkıntı çekmedim. Sosyal hayat konusunda da sosyalleşmek biraz daha zor çünkü seçeneklerimiz az, mesela devlet tiyatromuz olmaması sebebiyle özel tiyatroları takip etmek ve biraz daha fazla para harcamamız gerekiyor. Bunun dışında da öğrenci konseptli, ekonomik kafe vb. mekan sayısı neredeyse yok denecek kadar az. Yani Edirne’de öğrenciyseniz kendi sosyal hayatınızı kendiniz yaratmalısınız. Küçük bir şehir olduğundan dolayı alıştıktan sonra altı yıl öğrenciliğin çok da kötü bir şekilde geçirileceğini düşünmüyorum.


Umuyoruz ki tıp okumayı hedefleyenlere, ilgililerine faydalı bir yazı olmuştur. Sizler de kendi bölümlerinizi anlatmak isterseniz bizlere instagram, twitter ve facebook adreslerimizden ulaşabilirsiniz. Bir sonraki Sor Soruştur’da görüşmek üzere 😊



Yorumlar

  1. Harika bir yazı. Tıp öğrencilerine çok faydalı olacak.
    Teşekkür ederim

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dersleri Kurtaran Adam'dan Tavsiyeler Bölüm 3: Not Tutmak

Dersleri Kurtaran Adam'dan Tavsiyeler Bölüm 5: Hedef Belirlemek

Birinci Bölüm: Reklamcılık